Pazar günü olmasının verdiği rehavet içerisinde bir süre yataktan kalkmak istemedi. Gerçi haftanın her günü kendisi için nerdeyse aynı geçiyordu. Midesi bulandı, açlıktandır diye düşünerek zorlukla doğruldu. Perdeleri aralayıp dışarıya göz attı. Meksika’ya yazın sıcağını getiren dünkü berrak havanın bugünkü kasvetli haline şaşırdı. Pazar gününe yakışmayan bir hava diye düşündü. Basamakları güç belâ indi, kapıyı açıp gazetesini aldı, masanın üstüne bıraktı.

Mutfağa girdiğinde sırtında bir küfe yük taşımışcasına nefes nefeseydi. Kahvaltı namına yiyeceği bir kuru tortilla ile kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peyniri koydu tabağına. Uzun süredir yaptığı perhizden bıkmıştı. Okkalı bir küfür savurdu hastalığına. Camın önündeki sehpaya tepsiyi bırakıp gazetesini de yanına koydu. Kahvesinden bir yudum alıp gazetenin ilk sayfasını açtı önüne. Halk Eğitim Bakanı Alonso Lujambio ilk kez oğlu Miguel ile görüntülenmiş. Meksika’da satış rakamları en yüksek gazete olan El Norte’nin Pazar günkü manşetinin tamamı bakanla oğluna ayrılmıştı. Halkın başkent sokaklarında ancak makam arabası içerinde veya bir konferans sırasında korumalar nezdinde görmeye alışık oldukları bakan, kot pantalonuyla tişörtünü üstüne çekmiş, sokağın ortasında beş yaşındaki oğluna elleriyle su içiriyor. Üstelik bu fotoğraf yerel bir muhabir tarafından Meksika Körfezi sınırındaki Veracruz’da çekilmiş. Hayret etti habere, hafta başı Bakanlar Kurulu toplantısı varsa Lujambio’nun ne işi vardı o kadar uzakta. Mesleğinin zirvesinde olarak gösterilen Bakan bugüne kadar aile hayatına dair hiçbir özel görüntü vermemişti. Fotoğrafa bir kez daha bakıp başka bir haber okumadan gazeteyi kanepenin üstüne fırlattı. Bir süre düşündü oturduğu yerden kalkmadan. Kirli tabakları diğerlerinin yanında öylece bırakıp kalktı, kanapeye devrilircesine uzandı. Kumanda her zaman aynı yerde dururdu. Düğmesine dokunup açtı televizyonu. Televizyon sanki sabah akşam yaptığı görevin yorgunluğuyla homurdanır gibi bir sesle açıldı. Eşyalar da zamanla sahiplerine benziyorlar diye düşündü, hafiften güldü. Uzun zamandır bunu yapmadığını fark etti. Televizyon izlerken içi geçti, tekrar uyumaya başladı. Saat başında son dakika olarak bakanın görevinden istifasını bildiren açıklama canlı yayınla verildi. Lujambio, başarı basamaklarını hızla tırmanırken görevini ve makamını ‘sadece oğluyla daha fazla vakit geçirmek için’ bıraktığını söyledi. Bu zamana kadar severek yaptığı bakanlık görevinin babalık görevinin önüne geçmesine artık izin vermeyeceğini söyleyen Bakan, çocuklarınızla geçireceğiniz her dakikanın kıymetini bilin dedi.

Uyandığında hava kararmaya başlamıştı. Bu kez de kendisini gün boyu uyutan bir avuç ilaca küfretti. Bu hastalık yüzünden yavaş yavaş insanlarla ilişkileri kötüleşmeye başlamış, iyice huzursuz, huysuz biri olmuştu. Zamanla en yakınından başlayarak çevresindeki insanlar birer birer uzaklaşmışlardı kendisinden. Sonunda bu eve kapanarak vaktinin çoğunu bu kanepe üzerinde tüketmeye başladı. Gazeteyi eline alıp fotoğraftaki babaya imrenerek tekrar baktı. Eski günleri özledi birden. Kaç yıl olduğunu düşündü, bir türlü hatırına gelmiyordu. Ailesini terk ettiğinde oğlu heralde bu çocuğun yaşlarında olmalıydı. Bir inat uğruna başlayan bu dargınlığı sona erdirmeyi hayal ederek telefonu eline aldı, ezberinden bir numara tuşladı.

Yazan: Merve SAĞLAM

Yaratıcı Yazarlık Atölyesinde verilen bu fotoğraftan yola çıktı...

Yaratıcı Yazarlık Atölyesinde verilen bu fotoğraftan yola çıktı...

Reklamlar