Her şeyin ne bir başlangıç noktası vardır ne bitiş noktası. Neyin nerde baslayacağı ve nerde biteceğinin sınırları yoktur. Başlamaya dursun… Herbirinin başlangıcı başlayanın kişiselliğiyle, zamanın ona katmış olduğu zenginliğiyle, etrafını saran nesnelerin varlığıyla bütünleşir.

Bir müzik notası aynı olsa bile farklı enstrümanlarda farklı sesler çıkardığı gibi, aynı enstrümanlarda da büyük farklılıklar göstermez mi? Notaya basanın kattığı yorumuyla, yansıttığı duygularıyla… Hatta aynı müzik ezgisini farklı zamanlarda dinleseniz size hissettirdigi duyguları, düşünceleri aynı olur mu?

Daha önce hissettiklerinizi yakalayıp geri getirmeniz mümkün mü?

Şunu bilmemiz gerekir hicbir şey hiçbir şeyin aynı değildir… Çağrışımlar yapar, çağırır, hatırlamamıza yardımcı olur.

Notalar müzisyenin parmaklarından dökülürken, enstrümanının tellerinden titresimler yayarken hep birbirlerini takipeden, birbirleriyle bütünleşen bir süreç izlerler. Müzisyenin mutlulugu ya da hüznü, geçmiş deneyimleri bu sürecin ezgilere dökülen parçacıklarıdır. Kalın, ince, ritmik notalarıyla…

Bir cevizin, ceviz ağacı olana kadar geçirdikleriyle müzik notalarının ezgi ya da tarih olması arasında benzerlik yok mudur sizce…

Ceviz toprağa ekilen ya da kazara bir karganın cevizi kırma çabalarının sonucunda yeşermeye başlayan bir ağaç değil midir.

Eskiden cevizler kargalar sayesinde çoğalırmış, şimdi ise on binlerce hektarlık alanlarda ceviz bahçeleri oluşturuluyor insan eliyle. Gerçi ceviz ağacının büyümek için çok fazla isteği de yoktur zamandan başka. Tesadüfen toprağa düşmeyle kendi yetişme koşullarını oluşturur.

Ceviz ağaçları büyür, serpilir, bulunduğu yere göre uzar ya da genişler. İnsanoğlu tarafından müdahale edilmeden… Büyüdükçe geniş bir taç olusturup, yazın gölgelik mekan sağlar etrafında yaşayanlara. Kimileri gelip sohbet eder altında, kimi hatıralarını yazar, kimileri name name sözcüklerini…

Zamanı gelince olgunlaşan cevizler birer birer düşerler. Ve ses verirler duymasını bilene… Müzik notaları gibidir cevizler de…

Yazan: İlknur ÖZEN

Yaratıcı Yazarlık Atölyesinde Müzikten Öykü kapsamında verilen Halay: Büyük Cevizin Dibi üzerine yazıldı.

Reklamlar