Sürtük

SÜRTÜK

Yazan: MAHMUT YESARİ (Yakacık Sanatoryumu 1936)

Özet-Yorum: Işık Demirtaş

 

PİYES  3 PERDE

{1936-1937 tiyatro mevsiminde İstanbul Şehir Tiyatrosunda oynanmıştır}

Okuduğum kitap 1937 tarihinde Remzi Kitabevi tarafından yayınlanmış.

Piyes, Muhsin Ertuğrul’a ithaf edilmiştir :

Kardeşim Ertuğrul Muhsin’e bütün sevgi ve dostluğumla  Mahmut YESARİ

 

ÖZET:

Birinci Perdede İstanbul’da yazlık bir köşkte hizmetçileriyle yaşayan bir çiftin yıpranmış ilişkisi sorgulanır. Adam kadından tam bir sadakat beklemekte, buna karşılık görünüşte onu tamamen özgür bırakmakta., ancak  attığı her adımı izlemekte. Kadın ise yıllara varan bu ilişkide adamın kendisiyle nikah yapmamasını kabullenememekte, adamın onaylamadığı  farklı  arayışlar içinde.  Terasta, hizmetçi, kadın ve adam arasında geçen konuşmalardan kadının adamdan habersiz dışarıya çıkma hazırlığı içinde olduğunu anlıyoruz. Adamın kullandığı dil kadının ona ulaşmasını engelliyor, konuşmalar çiftin arasındaki  iletişimsizliği anlatıyor. Kadın yalan söylüyor, adam dolaylı iğneleyici bir dil ile onu sıkıştırıyor, bildiklerini saklıyor. Yalanının direkt yüzüne vurulmaması ancak imalarla bunu kendisini köşeye sıkıştırmak için adeta bundan haz alarak yapılması kadını çaresizleştiriyor. Adama olan olumsuz duygularını haykırıyor. Adam, sanki bu sözleri bekler gibi cevaplar veriyor, ancak ona engel olacak hiçbir şey yapmıyor. Kadın gidiyor. Adamın kadının bir başkası ile gittiğinden haberdar olduğunu hizmetçi ile yaptığı konuşmadan anlıyoruz. Evin köpeğinin doyurulmasıyla ilgili hizmetçi ile yaptığı konuşmadan alıntı :

Madem ki boynuna tasmayı geçirdik , madem ki onu kapımıza bağladık, ona bakmak boynumuza borçtur. Açlıkla kulluk bir arada gitmez. Madem ki iyi alıştırdık, iyi bakmağa mecburuz.

Sessizliği takiben bahçe kapısından korkakça içeriye girmeye çalışan sürtük görünür. Kaldırımlarda yaşayan üstü başı pislik içindeki bu genç kadın köpeğin beğenmediği ekmeği ağzına atarken evin beyine yakalanır. Adam sürtüğe  gülümseyerek bakınca ekmeğin orda durduğunu söyler. Sürtüğe para vermek ister, o iş aradığını söyleyip  kabul etmez. Sürtükle evin erkeği arasında geçen diyalog bize iki tarafın  farklı dünyalarının usta-çırak ilişkisini aktarır. Adam sürtüğün polis ve yakınları ile ilgili endişelerini giderip, evinde  kalmaya ikna eder. Hizmetçinin itirazı üzerine söylediklerinden alıntı :

“Hırsız olduğunu” bilirsen ne olacak? Farzet ki hırsız yahut da hırsız yatağı..peki, sonra?..Buradan ne çalacak? Üç beş parça gümüş takımı, iki seccade, bir halı, dört beş kırık dökük..bunlar, ziyan değil mi? Fakat, ya içi göründüğü gibi kirli değilse?.. Onu, kaldırımdan kurtarmakla, bir insan kazanmış olmuyor muyuz?.. İnsan kazanmakla elimize ne mi geçecek? Sana, onu da söyliyeyim. Kaldırımdan geldiği için bu kızdan korkmuyor musun? Eğer onu kazanırsak, kaldırımdan gelecek korkulardan, tehlikelerde, kazalardan birini azaltmış oluruz.

Ne garip! Kaldırımdan gelen evi, yadırgıyor; insanlarından korkuyor… evlerde yaşayanlar da , kaldırım sürtüklerinden korkuyorlar… birbirimze karşı, ne kadar korkunç görünen gülünç mahluklarız!..

 

İkinci Perdede Sürtüğün köşke ve yeni hayatına alışmasına tanık oluyoruz. Eve gelen manikürcü ona giyim kuşamda markanın öneminden bahseder., yeni girdiği dünyanın kurallarını bilmesini  kolaylaştırır. Hizmetçinin kilide rağmen kaçak yaptığı telefon konuşmalarını evin erkeğine anlatır. Adam, komşuların sürtüğün  evde yaşamasını uygun bulmadığını eve gönderdikleri yaşlı zat’ın ziyaretiyle öğrenip, onu ikna ederek gönderir. Varlığını hizmetçiden haber alıp, nikahlı olmadığını öğrenen ve gençliğini güzelliğini kullanarak üzerinden para kazanmayı isteyen, bunu meslek haline getiren kadının ziyaretini Sürtük evin erkeğinden saklamaz.  Görünüşte kadın, kendisini ölen yeğenine çok benzediği için evlat edinmek istemektedir. Adam, bu esnada kapıya gelen polisin sürtükle yüzleştirmek istediği sabıkalıyla olan karşılaşmasını da en iyi şekilde düzenleyerek  sürtüğün aklanmasını sağlar. Sürtük artık eski hayatını istemez, “korkuyorum bırakma beni” diyerek evin erkeğine sığınır. Artık Mediha olmuştur.

 

Üçüncü Perdede bahçıvan ve hizmetçi değişmiştir. Mediha’nın isteği ile evde köpeğin ve akvaryumun yeri de değişmiştir. Eve büyük köşkün sahibi hatırlı  Bay Sabit Akarsel’in tavsiyesi ile gelen mağaza elemanının getirdiği  kataloglar  üzerinden seçim yapılıp sipariş verildiğini evin erkeği ile yaptığı konuşmalardan öğreniyoruz.  Mediha üç kez giydiği giysileri kullanmayıp modası geçtiği için hizmetçilerine vermekte, yeni mevsimin siparişlerini de özenle takip etmekte. Mediha, sabahtan plaja gittiği için karşılaşamadığı mağaza elemanın evin erkeği ile görüşmesinden rahatsız olur. Hizmetçi ile yaptığı konuşmadan evin erkeğine karşı ortak yalanlar söylediklerini anlarız. Mediha evin erkeği ile öğle yemeğine oturmak istemez., ama bunu farklı bahanelere sığınarak yapmaya çalışır. Evin erkeğinin söyledikleri yeni durumu anlatır:

Evden o kadar uzaklaşıyorsun ve bu uzaklaşmalar o kadar uzun sürüyor ki seni, hafızam değilse bile gözlerim unutmaya başlıyor.. Yanılarak unutmaktan korkuyorum.

Yemek masasına oturmadan önce ikilinin aralarında geçen konuşmalardan Sürtüğün artık başka biri olduğunu bunu sorgulayan evin erkeğine ise farklı bahanelerle kendini anlatmaya çalıştığını görüyoruz. Bir taraftan da aklı bahçeden gelen klakson sesinde. Piyes kapıya Mediha’yı almaya gelen genç züppe zengin komşu  gençle birlikte gitmesiyle biter.

Başladığı gibi…

1 thought on “Sürtük”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s